Günümüzde Büyük Verinin Doğru Yönetilmesi – Melike Acardağ

İşletmeler sürekli hem içeriden hem de dışarıdan farklı farklı pek çok alanda bilgiye maruz kalır. Bilginin üretilmesi de teknolojinin ve internetin
gelişimi ile birlikte son derece hızlıdır.

İşletmeler tüm operasyonlarında mutlaka bir bilgi üretir. Örneğin, ERP’nin entegre olduğu bir işletmede herhangi bir konu da satın alma talebi
oluşturulduğunda “SAT (satınalma talebi)” açılmaktadır. Bu talebin ilgili amir tarafından uygun görülerek onaylanması durumunda da “SAS
(Satın alma Siparişi)”a dönüşümü gerçekleşmektedir. Gelen siparişe ilişkin olarak mal girişleri yapılmakta ve siparişin faturaları ise muhasebe biriminde toplanarak kayıt altına alınmaktadır. Örnekte olduğu gibi satın alma talebini oluşturan herhangi bir birim süreci başlatarak satın alma, mal kabul ve muhasebe birimlerini sürece dahil ederek, her aşamada yeni
yeni farklı kayıtların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Dolayısıyla işletmelerimizin her gün pek çok konu hakkında üretmiş olduğu bilgilerin
kullanımında yeterince verimli olup olmadığını kontrol etmesi gerekmektedir.

Çoğu işletmede büyük ya da küçük, kompleks ya da basit mutlaka gerçekleştirdiği işlemlere ilişkin kayıtlar tutulmaktadır. Kimi işletme
kayıtlarını ERP adı verilen kurumsal kaynak planlama programlarında tutmakta kimileri ise bilgisayarlarda dahili olarak gelen paket
uygulamalarda tutmaktadır. Aslında, çok teorik olmasa da işletmelerinde
genel olarak bir kayıt sistematiğinde gelişim süreci bulunmaktadır.

Öncelikle, patronların kara kaplı defteri ile başlayan kurumsal hafıza,
işletmenin biraz palazlanması ile birlikte bilgisayara daha sonra paket programlara en son ise kurumsal kaynak planlamasına geçişi zorunlu
hale getirmektedir. Kurumsal kaynak planlamaları üretim, insan
kaynakları ve muhasebe-finans gibi işletmelerin tüm fonksiyonlarına entegre olmaktadır. Ancak, şirketler, insan kaynaklarını yalnızca personel
işleri olarak sisteme entegre ederken, modern insan kaynakları uygulamaları, özellikle KOBİ’lere yönelik birçok ERP programında etkin
olarak işletilememektedir.

Ayrıca, muhasebe- finans modüllerinde de programın talep ettiği maliyetlendirme bilgileri ve finansal bilgiler sisteme girilemediği için ya da işletmelerin çoğunun üretim birimlerinde malzeme ihtiyaç planlaması (MRP) olmadığı ya da düzgün işletilememesinden dolayı, doğru kar-zarar ve
maliyet analizleri yapılamamakta ve bütçe oluşturulamamakta ve nakit yönetimi yapılamamaktadır. Oysa ki, ERP modülleri, şirketlerin kendi gereksinimlerine göre şekillendirilmelidir. Örneğin, toptan ürün satan bir işletme ile perakende ürün satan bir işletmenin cari yönetiminin birbirlerinden farklı olacağını söylemek yanlış olmayacaktır. Toptan ürün satan işletmelerin cari yönetiminin daha sıkı takip edilmesi gerekmektedir. Bunun sebebi, belirli süre sonra işletme ile müşteri arasındaki ilişkilerin artmasından dolayı toptan ürün siparişleri yerini perakende ürün siparişlerine bırakabiliyor olmasıdır. Bu gibi durumlarda işletmeler büyük bakiyeleri takip etmek yerine daha küçük bakiyeli daha çok müşteriyi takip etmek durumunda kalacaktır.


ERP modüllerine ek olarak müşteri ihtiyaçlarını daha net ortaya koyabilen ve aktif satış personellerini de müşterilerle ilgili doğrudan destekleyebilen müşteri ilişkileri yönetimine (CRM) dair programların kullanımı işletmelere büyük kolaylık sağlamaktadır. CRM aracılığıyla, mevcut müşteri portföyünde farklı analizler yapılması mümkün olabilmektedir. Bu analizler çerçevesinde, müşteri davranışlarına ilişkin olarak farklı politikalar da benimsenebilir. Örneğin, cari bakiyelerine belirli limitler tanımlanarak, siparişler bu limitler dahilinde tasarlanabilir. Böylelikle, limit aşımı olan müşterilerde belirli oranda tahsilat yapıldıktan sonra tekrar sipariş kaydı açılabilir. Ancak, günümüzde bilginin hızı ve işletmenin içerisinde bulunduğu ortam o kadar hızlı değişmektedir ki ERP programlarının işletmelerin karar alma süreçlerinde daha aktif olmasına dair bir beklenti yaratmaktadır. Bu beklentiyi ERP’de kaydını tutamadığımız ancak ERP’de üretilen bilgileri de dahil ederek yapılması gereken analizlerde “Business Intelligence” dediğimiz “iş zekası” programlarında yapılmaktadır.


İş zekası günümüzde giderek daha fazla oranda işletmeler tarafından tercih edilmektedir. İş zekası programlarıyla disiplinler arası bakış açısı daha rahat ve esnek şekilde ortaya koyulabilmekte ve farklı programlarda üretilen bilgiler bir araya getirilerek tek bir rapor ya da analiz altında
birleştirilebilmektedir. Örneğin, CRM programlarında değerlendirilen müşteri davranışları ile cari yönetiminde kayıtları tutulan müşteri talepleri iş zekası ürünlerinde bir araya getirilerek müşterilerimizin gelecek dönemlerde ortaya çıkması potansiyel satış miktarları değerlendirilebilir;
ya da finans modülünden derlenen tahsilat bilgileri ile merkez bankasındaki geçmiş yıl kurlarına ilişkin bilgiler birlikte değerlendirilerek şirketimizin tahsilat politikasına ilişkin anlamlı bir sonuca
ulaşmak mümkün olabilmektedir.

Günümüzde Büyük Verinin Doğru Yönetilmesi – Melike Acardağ

| Blog | 0 Comments
About The Author
-

Parse error: syntax error, unexpected 'comment_form_defaults' (T_STRING), expecting ')' in /var/www/vhosts/cgscenterbussac.net/httpdocs/wp-content/themes/truemag/comments.php on line 42